Sayfalar

1 Şubat 2011 Salı

Ahmet Ege'nin toparlak ayak izi


   
Aslında kuzumun ayak izini ve el izini doğduğunda almak istemiştim ama o zaman bulamamıştım bu alçıyı...Ancak onuncu ayda kısmet olunca sadece ayağı sığdı kalıba,eli sığmadı tabii  :))

29 Ocak 2011 Cumartesi


   10 günden sonra ilk kez dışarıya çıktık... Kuzuşum hastalandığı için hep evdeydi, artık o kadar sıkılmıştı ki evde "bay bay" diye el sallayıp dış kapının yolunu tutuyordu. Gezme diye odaları gezdiriyordum, asansörle aşağı inip çıkıyorduk :)) Yavrum lokantaya girerken uyuyordu, uyanınca ilk olarak bize el salladı, sanki gerçek "addaya geldik" der gibi :)) Değişik insanlar, değişik mekan, o kadar mutlu etti ki kuzumu hiç huysuzluk yapmadı maşallah!!!

Eline verdiğimiz kemik parçasını uzun süre somurdu.





 Lokanta içindeki havuzun suyu da oldukça dikkatini çekti. Sanırım biran banyo yapacağını zannetti :))
Son olarak diğer çocukların gitmesi ile boşalan oyun yerinde oyuncaklarla oynadı. Hemen yan masamızda Egenin doğumunu yapan dokturumuzu görmemiz de gecenin tesadüfüydü.

20 Ocak 2011 Perşembe

Sıradaki hastalık: Larenjit

 Son iki ay içinde geçirdiğimiz iki ciddi hastalıktan sonra, kuzum bu kez de derin derin öksürmeye başlamıştı. Öksürüklerin artmas üzerine de hemen soluğu doktorun yanında aldık. İki sokak öteki polikiliniğimizin doktoru da artık bizi iyice tanımıştı. Muayene saatleri dolu olduğu halde araya randevu verdi. Neyse, doktorumuz muayene sonunda teşhisi Larenjit yani gırtlak iltihabı olarak koydu. Tedavi için ise nebulizatör ile ilaç tedavisi yazdı. Hastanede yatmaktansa kendi nebulizatörümüzü alıp evde tedaviye başladık.

 Kuzum tedavi sırasında bazen oldukça uslu duruyor, bazense, ağzındaki maskeyi çıkararak, hortumunu çekerek veyahutta aleti kapatmaya çalışarak her türlü zorluğu çıkarıyordu.
Biz ise onun için diğer maskeyi takıp türlü oyunlarla ilacı almasını sağalamaya çalışıyorduk.

11 Ocak 2011 Salı

Kirlenmek Güzeldir... mi acaba ???


   


      Dün akşam Betül ve Emrah ' a oturmaya gittik....  Arabada bağırıp duran çocuk, Mine gelince utandı ve kafasını onun göğsüne dayayıp sessiz sessiz durdu...Betüllere girince de önce bi utandı,uslu uslu oturdu öylece koltukta, sonra etrafdaki kabloları keşfe çıktı çaktırmadan :)) Derken Betül masayı donattı  ve çeşit çeşit pastayı görünce kuzuşumun iştah açıldı ...yaş pasta, kısır, limon, irmik tatlsı,yakında ne bulduysa saldırdı :)) Hem kendi üstü başı kirlendi  hem de ev...Kusurumuza bakma arkadaşım,sana da iş çıkardık gece gece...ellerine sağlık...:))

6 Ocak 2011 Perşembe

Mis kokulu kuzum...

Egemle ilk yılbaşımızı geçirdik, eh çocuklu olunca tabii ki evde geçirdik :))  Havai fişekleri evden izlemek de başka güzelmiş canım...
Dün de aşısını yaptırdık sonunda, hasta olmadan... Kuzum bu aralar pek bi tatlı maşallah!!! Babası işten gelince bi seviniyor bi seviniyor, hızlı hızlı apalamaya çalışıyor, ellerini yere vuruyor sevinciinden...


Bir de şu akşam uykularını düzene koyabilsek, ağlamadan, bir saat dönüp durmadan uyusa... Kucakta sallamak mı dersin, ayakta sallamak mı dersin, çeşit çeşit ninniler,banyo yaptırmalar... Hiç biri işe yaramıyor... Uzmanlar 10 dakika ağlasın, sonra kendi kendine uyur diyorlar!!! Nerdeeeeeeeee!!!!  15 dk oluyor, 20 dk oluyor ama bizimki artan tonlarda ağlamaya devam ediyor... İki gündür gece yatarken kitap okumaya başladım, sanki işe yarayacak gibi... Evde de masal kitabı yok, dünya kalsiklerinden okuyorum yavrucağa :)) Eğer işe yararsa masal kitabı sipariş edicez internetten... Mis kokulu kuzum benim, seni çok seviyorum...

26 Aralık 2010 Pazar

Altı dişli,emekleyen melek...

Egem emekliyor... Artık salonun dışına doğru yol almaya başladı. Tabii ki önce salondaki çekmeceleri bi oynuyor, sıkılınca da salonun kapısında bıraktığım terliğime doğru yol alıyor... Anlamadım ki, terliklerde ne buluyor? Çekmeceler ve dolaplar onun için tehlikeli olmaya başladı. Güvenlik kilidi alacağız ama burda Christmas tatili olduğu için her yer 3 gündür kapalı. Yarın alışveriş merkezleri açılınca, ilk iş gidip çekmece ve dolap kilidi almak.
Geçtiğimiz salı günü karma aşısı yapıldı. Doktor kontrolde 6 tane dişi var dedi. Biz o ana kadar 4 sanıyorduk, meğer üst kesicilerden diğer ikisi de çıkmaya başlamış. Aslında karma aşı 6. ay bitince olur ama bizimki hastalanmıştı o dönemde, ertelendi... Ertelendiği tarihe 3 gün kala bir daha hastalandı, bir daha ertelendi... Az kalsın doktor bu seferde erteleyecekti, kan tahlil sonuçlarından sonraya. Ama karmayı yapalım ama pnömokok aşısını yılbaşından sonra dedi ...İnşallah o zamana kadar bi daha hasta olmaz kuzum!!!

23 Aralık 2010 Perşembe

İlk konuşma denemeleri

Egem sekizci ayını bitirmiş artık yaşına doğru yavaş yavaş yaklaşırken, en çok merak ettiğim soru ne zaman tam olarak emekliyeceğiydi. Ta ki dün akşam başladığı konuşma denemelerine kadar. Yerde emeklemeye çalışmasını izlerken bir anda kendi kendine söylendiğini duydum. Bu söylenme her ne kadar daha çok "baba" ya benzese de kıskançlığımdan duymazlıktan geldim. Tabi babasının akşam eve glemesi ile "bu çocuk baba mı diyor?" soru üzerine durumu daha fazla gizleyemedim. Evet Egecik ilk defa (her ne kadar net olmasa da) "baba" demişti.