Sayfalar

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Yaz Tatili Antalya ayağı



    Cemalettin dayımın ninnisi eşliğinde kuzum uyuyor...


    Babam Ege 'ye ıslık çalmasını öğretiyor ...:))

Ege halasının evinde ve onun kollarında çok mutlu... 


   Annemlerdeki yatağı ve Ege...

    Heryere araba koltuğuyla gidiyor paşa...Gerçi arada kemerlerden sıkılıp  bağırdığı çok oldu, ama güvenlikten ödün vermedik ...


   Atatürk parkında dedesi ve anneannesiyle...

Atatürk parkında Seydi dayım, Rabia yengem ve kuzenim Tuğba...Yengem yakında 3 torun sahibi olacağı için alıştırma yapıyor :))


 Ege annesiyle birlikte denize girdi...Sudan çıktığı için mızıldanıyor..Her ne kadar 50 faktörlük güneş kremi sürsek de , daha küçük olduğu için güneş çarpar diye korktum..




Isparta ' da pikniğe gittik ama bir yağmur başladı ki seller aktı...Ege 'yi üşütmeyelim diye sardık sarmaladık...Ege dışında herkes ıslandı :))

13 Mayıs 2010 Perşembe

Tatile az kaldı...


  Egem bir ayda baya bi toparlandı, artık bu oyuncağına koyunca içinde kaybolmuyordu :))  Ama kuzum halen onun ne işe yaradığının farkında değildi...Biz de acemi olduğumuz için, henüz erken olduğunun farkında değilmişiz :))

   Canım arkadaşlarım Betül,Mine ve kızı Neris ,bana geçmiş olsuna,Ege ' ye iyi ki doğdun demeye geldiler...
   


Bursaspor şampiyon oldu,babası da Ege 'yi  Teksas'lı yaptı...

                                                   

        Günler çabucacık geçti ve Türkiye ' ye tatile gitme vakti geldi. Annem ve ben,tabii ki bi de Ege 19 Mayıs günü Antalya ' ya uçtuk.   Ben çok endişeliydim,çünkü bu Ege ' nin ilk uçuşu olacaktı ve ya sürekli ağlarsa ben ne yapacaktım...Neyse ki korktuğum olmadı,kuzum yol boyunca uyudu, o gürültüye rağmen  ...       

26 Nisan 2010 Pazartesi

Dünya gözüyle Ege'nin ilk gezmeleri...

Kuzum daha 10 günlükken...Yavrucak o oyuncaktan ne anlasın,biz de hevesle oturttuk...Ne kadar küçükmüşsün bitanem, ve ne kadar çirkin :))  Oysaki bize çok çok güzel gözüküyordun...
    Kuzucuk 12 günlükken gezmeye, Lazienki Park a gittik...Ben evde durmaktan çok sıkılmıştım, annemin daha kırkınız çıkmadı demesine rağmen hazırlanıp yola düştüm...Egem ise hiç rahat gezdirmedi,sürekli ağladı durdu...Polonyalı sessiz sessiz duran bebekleri gördükçe, bizimki neden durmuyo diye sordum durdum...Cevap belliydi,bizimkinin kanı has be has Türk kanıydı...
 Lazienki parkta  mutlu ve acemi aile...


      Egem 2 haftalıkken,Wilanow sarayının bahçesinde...

14 Nisan 2010 Çarşamba

Kuzumun aramıza katılışı...

Annem ve ben kuzuma hayran hayran bakıyoruz...


Sağ tarafta; babam, aşkım, annem, beni doğumda yalnız bırakmayan canım arkadaşım Mine ve eşi Taner abi...










Aslında oğlumun yakasına bir tane nazar boncuğu iliştirmiştim ama hemşire "Bu da ne? Bu çocuğa zarar verir!" diyerek çıkarmıştı.

4 Nisan 2010 Pazar

Sezeryana 10 gün kala

 
Oğlumuzun başı yukarda olduğundan doğumun sezeryanla olacağı kesinleşmişti. Böyle olunca bizim içinde bir nevi geri sayım başlamış oldu. Doktorumuzun verdiği sezeryan tarihine 10 gün kala biz de hem temiz hava almak hem de stres atmak için Varşova'ya 30 km uzaklıktaki Nieporet gölüne pikniğe gittik. Dönmemekte ısrar eden inatçı oğlum ise oksijeni alıp köfteleri yiyince tekmeleri arttırdı.

22 Ekim 2009 Perşembe

Berlin gezisi

Prag gezisinin verdiği güvenle Ege ile beraber bu sefer Berlin'e doğru yola çıktık. Her ne kadar Polonya'nın inşaat halindeki yollarından Berlin'e ulaşmak normalden biraz uzun sürse de, gittiğimize değdi diyebilirim. Berlin kduvarının bir kısmı müze olarak ziyarete açıktı ve oldukça ilginçti. Kuzenim Tolga'nın dayısı tarafından ağırlandık ve bu sayede 3 gün içinde şehrin hemen her yerini gezebildik. Son olarak bu gezi ile birlikte Ege karayolu ile 3000 km'yi devirmiş oldu. :)